Vakko ve Vakkorama için e-ticaret, e-posta kampanyaları ve AVM web sitesi — lüks markanın dijital touchpoint'lerinde tutarlı, zarif bir görsel dil.

Vakko, Türkiye'de lüks ve zarafetin köklü bir markası. Dijital tarafta da bu mirası taşımak; e-ticaretten e-posta kampanyalarına, daha genç çizgideki Vakkorama'ya kadar her touchpoint'te aynı "üst segment" hissini korumak gerekiyordu. Zorluk, lüksü ucuzlatmadan dijitalin hız ve işlevselliğiyle buluşturmaktı.
Bol beyaz alan, sakin tipografi ve ürünü öne çıkaran fotoğraf düzeniyle "az ama özenli" bir dil kurdum. Aynı görsel sistemi üç farklı bağlamda — alışveriş, kampanya iletişimi ve Vakkorama'nın daha dinamik tonu — tutarlı tutarak markanın dijitalde de tek bir sesle konuşmasını sağladım.
E-ticaret deneyiminde ürünü kahraman yaptım: geniş görseller, sakin gezinme ve dikkat dağıtmayan bir düzen. Lüks perakendede arayüz, ürünün önüne geçmemeli; bu yüzden tasarımı bilinçli olarak geri çektim.



E-posta, lüks markalar için en kişisel kanallardan biri. Beş farklı şablonda da aynı zarafeti koruyarak; sezon, kampanya ve ürün vurgusunu marka kimliğini bozmadan ileten tutarlı bir e-posta dili kurdum.





Vakkorama, Vakko mirasının daha genç ve dinamik yüzü. Aynı zarafet temelini koruyarak; daha canlı, daha enerjik bir tona taşıdım. Anasayfa ve detay düzenlerinde alternatif bir yaklaşım da geliştirerek markaya görsel yön seçenekleri sundum.



Lüks perakendede tutarlılık, lüksün kendisidir. Vakko ve Vakkorama'nın e-ticaret, e-posta ve web touchpoint'lerini tek bir görsel dil altında toplamak; markanın hangi kanaldan görülürse görülsün aynı güveni ve zarafeti vermesini sağlıyordu. Tasarımı geri çekip ürünü ve markayı öne almak, lüks segmentte en doğru "az"dı.